сряда, 17 декември 2014 г.

VIZROJDENTSI HAYVAN BESI ARAZİSİ Mİ ?

İnek, koyun ve öküzlerden sonra şimdi Vızrojdentsi’de başı bbırakılan atlar dolaşıyor.

Vızrojdentsi ‘de blokların aralarında başıboş otlamaya bırakılan atlar vatandaşları rahatsız ediyor.
İhbar üzerine, olay yerine gelen semt polisi gerekli tutanakları tuttuğu ve durumu Kırcaali belediyesi ne bildirdiği anlaşıldı. fakat hayvanların sahibi atlarını eve geri götürmek istemediği öğrenildi .

вторник, 16 декември 2014 г.

MESTANLILARDAN 2. YOL KPATMA EYLEMİ

Momçilgrad ( Mestanlı ) Orman Bölge Müdürlüğü'nde alınan kararları protesto eden Mestanlılı vatandaşlar Kırcaali - Makaza karayolu, Spirka Cebel kavşağın 2. kez bir dakikalığına kapattı. Video izle..






















понеделник, 15 декември 2014 г.

KIRCAALİ'NİN YENİ OMBUDSMANI SEÇİLDİ

11 ay ertelemeden sonra bugün Kırcaali’nin yeni ombudsmanı (kamu denetçisi) belirlendi.

38 Kırcaali meclis üyesinin katıldığı oylamada oyların 29’unu alan eski Kırcaali belediye başkanı  ve HÖH milletvekili  Rasim Musa, Kırcaali’nin yeni ombudsmanı görevine getirildi. 

петък, 12 декември 2014 г.

ADI VE ÖZGÜRLÜĞÜ UĞRUNA ÖLÜMÜ NİŞAN SEÇTİ

Bizim eşsiz kahramanımızdı.
Hüsniye Abla gideli bugün dokuz yıl dolmuş.
Özgürlüğümüzün sembolüydü.
Tertemiz duyguların mert Kadını.
Türk erkeğini utandıran.
Bulgara karşı tek başına direnen.

Çakal sürüsüne karşı mücadele etti.
Gücü bunlara yetti.
Bir insanın görebileceği bütün zülüm
ve işkenceyi gördü.
Bütün kadınlık zerafetine rağmen
dayağın her türlüsüne maruz kaldı.

Dişleri söküldü.
Kana susamış çizmeler böğürüne indi.
Buzlu ve pis su içinde tutuldu.
En soğuk kış gecelerinde sadece bir gömlekle,
yalın ayak kar üstünde yürütüldü.

O, hep direndi.
Beton duvarları tırmaladı durdu.
Türkün ruhunu kimseciklere teslim etmedi.
İsmini de!
Hüsniye'yi yaşattı.
Üzerine toz kondurmadan.
Bunun bedeli çok ağırdı.

Adı ve özgürlüğü uğuruna ölümü nişan seçti.

Bazen ölmekte istiyordu.
Öldürülmekte!
Öldürmekte!
Aklını yitiriyor.
Vücudundaki yaralar kurtlanıyor.
Ama yüreğindeki o sabır taşının ağırlğını
ise kimsecikler tahmin bile edemiyordu.

Karanlık cehendem katmanında,
lağım fareleri, yaralarından sızan kanı emerken,
bir anda beyaz bir ışık belirdi yukarıdan...

Daha sonra Hüsniye Ablanın gözleri,
Bursa'nın yeşiline boyandı.

Ama bu yeşil gözlerde artık
mutluluk okunamıyordu.
Yaşı kurumuş göz pınarı
hüzün ve acı doluydu.

Kansere yakalandı.
Yapayalnız bırakıldı.

Ömrünü,
yüzbinlerin özgürlüğüne feda etmişken,
rehavete kapılan  aynı yüzbinler,
Hüsniye Ablayı kaderine yalnız bıraktı.

Issız bir gecede,
bu yalnız ve ümitsiz cesur Kadın,
bütün ihanetlere küs,
odasına kapanıp kendini ateşe verdi.
Bulgarın öldürmeye kıyamadığı kahramanı,
bizler canlı canlı mezara gömdük.

Gençlik çağının anı fotografındaki tertemiz gözleri
asırlar boyunca bizi sorgulasın diye...


Mümin Topçu

PENEVO’DA TOPRAK KAYMASI

Kırcaali’ye bağlı Penevo köyü yol kenarı ormanlık alanda toprak kayması meydana geldi. Etkili yağmurlar sonucu meydana gelen toprak kayması hala kontrol altına alınmış değil. Tehlike devam ediyor. Video izle.. 


сряда, 10 декември 2014 г.

Baraj taştı

Kırcaali’nin güney batısında bulunan ' Kardzhali' barajı son birkaç gündür etkili olan yağmurda taştı. Şehrin ortasından geçen Su Aynası kanalı ise bir anda yükselen sel sularıyla ful doldu.
Video izle..

понеделник, 8 декември 2014 г.

YAKANA KIRMIZI KARANFİL TAK, YOK BEN BEYAZ LALE SEVERİM..

Göçmen dernekleri bir çok çatı altında yuvalandı.
En büyüğü ise Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu.
Bugün bu örgütümüzle ilgili birkaç nüansa değineceğim.
Hak ve Özgürlükler Hareketi'nin Haskovo vekili ve eski valisi,
Trakya bölgesinde bazı valilik, kaymakamlık ve belediyelerde
nezaket ziyaretlerinde bulundu.
Bunlara konfederasyon ve yerel dernek temsilcileri eşlik etti.
Türkiye Cumhuriyeti, her zaman olduğu gibi,
Bulgaristan Türklerinin seçilmiş temsilcilerine karşı ilgisiz kalmaz,
fakat rutin bu protokol ziyaretlerinin perde arkasında
başka düşündürücü gerçekler de çıkmakta.
Çifte vatandaşlık hakkına sahip göçmenlerin sayı orantısına göre,
HÖH partisine oy verenler beşte biri geçmez ve ortaya çoğunluğa karşı
bir saygısızlık çıkmaktadır.
Son yıllarda, her ne kadar tasvip edilmese de,
bazı dernek yöneticilerini siyasetin içinde görmekteyiz.
Açık açığa siyasi renkleri yüzlerine vurmakta.
Çeşitli yöntemlerle camiamıza ayar çekme çabaları
çoktan ayyuka çıktı ve tat vermemeye başladı.
Sanki enselerimizdeki kafa değil de, boş bir teneke kofası.
"- Bilmem hangi partiye destek çıkmayın,
ama oyunuzu mutlaka filanca partiye verin!"
"- O deputat adayı simsiyah, diğeri ise bembeyaz!"
"- Yok, sen hemen yakana bir kırmızı karanfil tak bakalım!"
Biraz insaf yahu, ben belki beyaz laleyi seviyorum!
"- Oyunu ampule at, sakın kurda vereyim deme bak!"
"- Mestan kahraman(herhalde geçmişinden dolayı), Korman hain..."
Bizim sokak işte bunlara benzer,
o tanıdık cennahın nidalarıyla çınlamakta.
Ama unutulmasın ki, günün birinde adama kondururlar;
"- Siz sivil toplum örgütümüsünüz, ya da siyasi bir parti mi?
Kanımca, göçmen kuruluşları herkese eşit mesafede durmalı.
Azılı parti militanları ise başka yuvaya!
Neden mi anlatıyorum bunları.
Varsayalım ki, yarın Trakya bölgesi ziyaretine
Kasım Dal ve Korman İsmail de geliyor.
Arkalarından Menderes Kungun ve Efrem Mollov da beliriyor.
Resmi devlet makamı, memnuniyetle bunları da kabul eder.
Ama dernek yöneticilerimiz bu konuklara eşlik eder mi?
Hiç sanmıyorum!
Çünkü tarafsızlığını ve saygınlığını çoktan kaybettiler!
Bursa'da havalar güzel gidiyor, ama aldığımız duyumlara göre,
BALGÖÇ ofislerini kara bulutlar sarmış.
Mutlaka geçici olaraktır!
Balkan panayırı ve şöleni derken, belediyelerle ortaklık porsumuş.
Bazıları şahsi rantçı kisvesine bürünürken, diğerleri ise bu etkinliklerde
HÖH için yeterince çalışamadığından muzdarip.
Herhalde yoğun köfte kokusu ve bira bolluğu buna engel olmuştur...
Olup bitenin sonunda, Kestel dernek şube başkanını görevden alma mektubu
nedense bir pastane rafında bulunmuş.
Aynı Kestel halkı ise buna nasıl cevap verir ki?
Seçtikleri başkan, kendilerine sorulmadan aforoz ediliyor.
Başka zaman da belirttiğim oldu.
Bizim siyasi partilerimizde ve derneklerimizde,
nedense yeterli bir şekilde danışman kurulları kullanılmıyor. Önde gelen
kanat önderlerimiz ve aydınlarımız bu derneklerden uzak tutuluyor.
Bir çok ciddi alanda başarıdan uzak kalmamızın ana sebebi,
dernekçimizin yetersiz ve hazırlıksız kalmasına bağlı.
Şimdilik bir örnekle yetineceğim.
Balkan Rumeli Göçmenleri Konfederasyonu çok büyük bir sorumluluk
taşımakta. Ama bakıyorum ki, başkanın danışmanı genç bir
ünüversiteli voleybol sporcusu.
Kendisi Türkle evli bir Bulgar.
Saygı duyarım!
Acaba bu genç kadının, bizi ilgilendiren bütün önemli konular hakkında
yeterince bilgi birikimi ve becerisi var mı?
Buna benim pek inanasım gelmiyor.
Bu sporcu kızımız;
- Kırcaali'yi "kurtaran" Bulgar generalin fahri hemşehri unvanına
karşı çıkabilecek mi?
- Aynı şehir merkezindeki tarihi Medrese binasındaki müzeyi mi sahiplenir?
- Ya da yıkılmak üzre olan İbrahim Paşa Camiisi'nin şehrinin adını bilir mi?
Bu soruların doğru cevabını, değil Bulgar gelinimiz,
bir çok dernekçimiz bile bilmemekte ve asla ilgilenmemekte...
Başka bir kıyaslamayla yazımı noktalıyorum,
yoksa feys arkadaşım Zürfettin bey, bana fena darılır.
Umarım, kendisi benim iyi niyetimi anlar.
Kırcaali'de bir Trakyalılar örgütlenmesi var.
Üyeleri genelde Trakya'dan göç ettirilen mübadillerin torunları
ve gizliden ha bire bizlere diş gıcırdatmakta...
Hiç durmadan Trakya'da vuku bulan bir takım zulümlerden bahsediyorlar.
Halbuki aynı zamanda Kırcaali bölgesindeki her Türk köyünün başında
beş on suçsuz şehidimizin kabri bulunmakta.
İşte o sözünü ettiğim derneğin başkan danışmanlığını,
Türkiye'den gitme bir Türk gelin üstlenebilir mi dersiniz?
Mümin Topçu


неделя, 7 декември 2014 г.

ZEHİRLİ YILANLAR ADALETİNİN YARIM YAMALAK ÖZGÜRLÜĞÜ

Bazen eski binalarla kıyaslarım kaderimizin alın çizgisini.
Onlar da insanlar gibi çehresini, imajını, mesajını
ve düşüncesini değiştirebiliyor.

Bizim Ardino'da Osmanlı döneminden kalma ihtişamlı
bir kaymakamlık binası bulunmakta.
Vaktinde, burası müzeye çevrilip, salonlarında
güya bizim "Türk olmadığımız sergilenecekti"...
Osmanlı, ayrım gözetlemeden, burasını halka hizmet için
sunarken, ne oldukları belli olmayan kızıl zorbalar ise
bu mirasa konup, etnistemizi pasifize ederek,
yok etme amaçları doğrultusunda kullanacaktı.

Ama kızıl zorba kötü avlandı ve  alelacele kolu kanadı kırılıp,
tarih çöplüğüne atıldı.

89'un yarım yamalak özgürlük bahar ışıltısından sonra,
bu bina gerçekten küçük  bir kasaba müzesine dönüştürüldü.

Geçenlerde ise aynı müzede bayağı ilginç ve düşündürücü
bir  etkinlik düzenlendi.

Eski sistemin en önde gelen ateistlerinden, 
"Ateistiçeska tribuna" dergisinin vazgeçilmez yazarı İsmail
Cambaz'ın kişiliği ve yeni dönemde çıkardığı yeni kitapları tanıtıldı.

Ateist olarak bildiğimiz İsmail Cambaz, 89'dan sonra ilkin hacca gitti,
daha sonra Başmüftülükte çeşitli görevlerde bulundu,
ardı ardına çok değerli araştırma ve anı kitapları kaleme aldı...
Bu emeği ve hizmeti karşılığı, kendisine bir tek saygı duyabiliriz.

Sözü geçen etkinlikte, Sofya'dan gelen konuğu tanıtan şahsın
biyografisi de bir hayli ilginç.
Selahattin Karabaş, Ardino'nun yetiştirdiği
mümtaz entelektüellerden birisi. Bir dönem komünist partinin
yerel tepe yöneticisiydi, günümüzde ise
eğitim ve kültür alanında boy göstermekte.

Bu yazıdaki amacım kimseyi yargılamak değil.
Sadece zikrettiğim olaylar, isimler ve örneklemeler,
insanı ister istemez çeşitli düşüncelere ve kıyaslamalara sevk etmekte.

Eğer 89'yılı hiç gelmemiş olsaydı, belki , geçen ki gün o müzede,
İsmail Cambaz yine dinsizlikten ve imansızlıktan bahsedebilirdi.
Selahattin Karabaş ise hayali  "reel sosializmden komünizme
geçişlere" vurgu yapabilirdi. Ben de bunları gazetemde yazabilirdim...

Totalitarizmin olanaklarıyla beslenen komünist ideoloji,
en temiz dini duygular içinde yetiştirilen bir din okulu mezununu,
ateşli bir ateist propagandacısına dönüştürebiliyordu.
Kim bilir, belki de İsmail Hoca, gizliden, dört duvar arasında
o baskıcı dönemde bile ibadetlerini yerine getirebiliyordu,
 çünkü o dönemde bir çok insanımız iki yüzlü olmak mecburiyetindeydi.
Benim Ali eniştem var. Çok çalışkan ve iyi yürekli bir dağ insanı.
Küçük yaştan beri namazını hiç aksatmaz, o da komünizme inanmıştı,
parti üyesiydi, ama dindarlığını gizliyordu.

İçimizdeki nehirler çoktan özgürce açık denizlere ulaştı...

Gönül ister ki, bu kitap tanıtımı, Kırcaali'deki
Medrese binamızda gerçekleşsin.
 O eser bizim öz ecdadımızın mirası,
yani bizim yerimiz orası.
 Türkün tertemiz alın teriyle,
büyük iman gücü ve sevgisiyle inşa edildi bu ilim yuvası.
Şimdi ise çatısına, kerkenezlerin,
zehirli yılanlar bıraktığı karanlık bir  yere dönüştürülmüş...
 Türk ve İslam ruhunu yetiştirme yuvası,
nasıl da sinsi bir şekilde aynı ruhu yok etme
ve inkar kapısına dönüştürülüvermiş.

Neden oradan yapılmasın ki bu etkinlik?
Sonuçta, Ardino ve Kırcaali'deki iki müzede yurdumuz Bulgaristan'ın.
İzin mi çıkmaz dersiniz, yoksa bizler hala kendimizi ezik
ve ikinci sınıf vatandaş olarak mı hissediyoruz?

Eğer müze olacaksa, orada bir tek gurur duyduğumuz Türklüğümüze
ve güzel İslam dinimize vurgu yapılmalı.
Ardino'daki müzeyi amelleri doğrultusunda yetiştiremeyen sahtekarlar,
 bugüne dek Kırcaali'deki Medrese binamızda,
uyduruk delillerle bizlere karşı düşmanlık ve nifak tohumları yeşertmekte...
Sonra da çok şaşırıyoruz, bu Volenler, Simeonoflar ve Karakaçanoflar
ordusunun nereden belirdiğine.
Neden dinimizi vahşilikle suçladıklarına.

Yok efendim, yargıdaymış bu sorunun çözümü!
Ne yargıcı, ne savcısı?

Komünizm, 1989 yılında yıkılmadı mı?

Demek boylu boyunca 25 yıldır, yargı mensupları,
bu bina sahibinin yerel Türk Cemaati olduğunu "belirleyemedi"...

O zaman, biz neden Boyko'yu başbakan seçtik?
On dakikalık bu tivi aldatmacasını yok etmesi için mi?
Deputat Filiz Hüsmen'i Brüksel'e güzel kraliçesi yarışmasına mı gönderdik!
AB kürsüsünden yalnız bu konuyu doğru dürüst izah etmiş olsa,
lobi çalışılması yapılmış olsa, emin olun ki,
daha ertesi gün o Medresenin anahtarı müftünün elinde olur...

Bahri Ömer, bunca yıldır bu ilimizde değişmez siyasi lider.
Mestanlılı Lütvi  en tepede.
Bir de Korman çıktı.
Hasan Azis ve Raif Mustafa var.
Aliş Sait, Saffet Eren, İlhan Anday, Georgi Kulov, Vildan Bayram,
Mehmet Mehmet ve Resmiye Mümün gibi gazeteciler bulunuyor.
Mümin Tahir ve Vejdi Raşit Sofya'da boşuna pineklemekte.
Hele Kültür bakanına düşmüyor mu bu problemi çözmek?

Peevski mi dediniz!
Güldürmeyin beni!


Mümin Topçu

KIRCAALİ CAMİSİ RASTGELE Mİ İDARE EDİLİYOR?

Kırcaalili vatandaşlar, ibadet vakitlerinde caminin kapalı olmasından ve ezanın okunmamasından şikayetçi oldu. Kırcaali’de iş yapan bir Türk vatandaşı Sofya Din Hizmetleri Müşavirliği’ne bu konuda  bir mektup gönderdi. Bunun  üzerine Din Hizmetleri Müşavirliği,  Kırcaali cami görevlilerini,  ibadet vakitlerinde caminin açık tutuması konusunda uyardı.

‘’Sofya Din Hizmetleri Müşavirliği‘’

Kırcaali ilindeki ezan okunması ve caminin ne zaman açık olduğu konusunda bilgi almak istiyorum. Bazı vakitlerde ezan okunmuyor. Yatsı vaktinde cami kapalı oluyor. Bulgaristan’ın kanunlarından mı yoksa bir keyfiyet mi söz konusu bilmiyorum. Ama ortada böyle bir durum var. Örneğin bu gece yatsı vaktinde cami kapalıydı ve ezan okunmadı. Konu hakkında beni bilgilendirirseniz sevinirim.
Saygılarımla, 

Alınan cevap.

"Selamun aleyküm"


Kırcaali camisinde sabah ve yatsı ezanları içeriden mikrofonsuz okunuyor. diğer vakitlerde mikrofondan dışarıya veriliyor. Caminin ibadet vakitlerinde açık tutulması konusunda görevli arkadaşlar uyarılmıştır..

петък, 5 декември 2014 г.

VATANDAŞLARDAN BELEDİYEYE PARK ALANI TEPKİSİ!

Billa, Tehnomarket ve Kaufland  marketlerin  önünü kim yağtığını merak eden ve soruyu  bizlere ileten vatandaşlar, oradaki dev alanın belediye tarafından asfaltlanmamasının büyük bir yanlış olduğunu belirttiler.
Vatandaşlar, tam olarak hangi markete veya kime ait olduğu bilinmeyen çok geniş araç park alanının belediye tarafından asfaltlanmasını istediler.

Vatandaşlar,  özellikle alanda oluşan su birikintisine tepki gösterdi.

четвъртък, 4 декември 2014 г.

Kırcaali'de sel

Kırcaali bölgesinde 2 gündür devam eden sağanak hayatı olumsuz etkiledi. Yağış nedeniyle bazı evleri  ve iş yerlerini su bastı.  Bazı yollar ve köprüler kullanılamaz hale geldi. Fotoğraflar izle..







неделя, 30 ноември 2014 г.

Kırcaali köylerinde sis

Sisli ve yağmurlu  hava şartlarında Kırcaali köylerinden görüntüler – 30/11/2014





сряда, 26 ноември 2014 г.

Caddelere kırık parke taşları döşeniyor

Kırcaali'de, yıllardır ihmal edilen ana caddelere parke taşı döşeniyor, ancak çalışmalar esnasında bordür taşlarının kırık olduğu görüldü. Vatandaşlar , taşların kalitesinin çok düşük , hatta değiştirilen taşlardan daha düşük olduğunu söylüyor.

събота, 22 ноември 2014 г.

Kırcaali'de vatandaşlara aşure dağıtıldı

Bursa Osmangazi ve Kırcaali Belediyeleri  tarafından Muharrem ayı dolayısıyla bugün vatandaşlara aşure dağıtıldı.

Törene T.C. Filibe Başkonsolosu Alper Aktaş, Bursa Osmangazi Belediye Başkanı Mustafa Dündar, Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, HÖH Kırcaali Milletvekili Şabanali,  Haskovo Milletvekili Saliha Emin, Kırcaali Hıristiyanlar Cemaati Başkanı Papaz Petır Garena, Bölge Müftüsü Beyhan Mehmet, Yerel Meclis Başkanı Raif Mustafa, Mestanlı Belediye Başkanı Akif Akif, Eski TBMM AK Parti Milletvekili Mehmet Altan Karapaşaoğlu, Kırcaali’den vatandaşlar ve Bursa’dan çok sayıda misafir yer aldı.



петък, 21 ноември 2014 г.

Neşko Neşev 60. Yaşını kutladı. Neşev’e “Kırcaali Fahri Vatandaşlık” ödülü

Kırcaalili akordeon ustası Neşko Neşev 60. Yaş günü kutlamasını Kırcaali Kültür Evinde, ünlü müzisyenlerin de katıldığı görkemli bir törenle yaptı. 20 Kasım Perşembe akşamı saat 18:00'de düzenlenen etkinliğe orkestar Trakiya,  orkestar Kanari, Konushenska grupa ,orkestar Biseri  gibi ünlü müzisyenler katıldı. Törenin sonunda bir konuşma yapan Kırcaali Belediye Başkanı Hasan Azis, akordeon ustası  Neşko Neşev’i Kırcaali Fahri Vatandaşı unvanıyla ödüllendirildi. Video  I, II ve III izle..


четвъртък, 20 ноември 2014 г.

ORHAN VE VALERİ


Biri Türk, diğeri Bulgar.
Biri yüksek askeri eğitimli, devletin önemli mevkilerinde görevli.
Memleketi Bulgarista'nı seven, insanlarını da.
Bulgaristan ordusunun sadık ve güvenilir bir askeri.
Diğeri ise "kokoşkar" kılıklı, son derece cahil, eski milis muhbiri, şaibeli bir şekilde sermaye sahibi olmuş.
Durmadan, elindeki medya sayesinde, yıllar boyu ülkemizdeki Türklere saydırmakta
ve kimse, bu şopara ne haddini bildirmekte, ne de kodese tıkamakta.
Ulen, var mı, böyle yağma!
Neymiş, efendim, nasıl olup ta bir Türk, Savunma Bakan Yardımcılığına atanabilirmiş...
Gördüğümüz gibi, atanabilirmiş işte, hatta bir koca kafalı başka Türk ise
Kültür Bakanı oluvermiş...
Türkler, önemli devlet makamlarında bulunamazmış, efendim.
Faşist, ırkçı kafalı Valeri efendi ve şürekası, böyle buyruk icazet etmişler...
Buyrukları, harfiyen yerine getirilmezse, bu hükümet düşecekmiş.
Yani, konuya Fransız kalan, Bulgaristan'ın yeni diktatörü sayesinde,
Türkler,Bulgaristan'da ikinci sınıf vatandaş olarak tayin edilecekler.
Nasıl Pravetsli domuz çobanı, bir gecede Türk kimliklerimizi çalmıştı,
şimdi de, ne olduğu belirsiz bir şaklaban, kendi ırkını birinci sınıf ilan edecek,
Türkleri de ikinci sınıf...
Hodri meydan!

Mümin Topçu

сряда, 19 ноември 2014 г.

Gorupso Park'tan görüntüler

Kırcaali Prostor parkı'ndan sonra, sonbaharda Gorupso parktan da gorüntüleri Jale Filibeli’nin çekimleriyle sizlere sunuyoruz…
Kırcaali . 19/11/2014